SERXWEBUN Haziran 2004 (270)
Kongra Gel Halkların Çözüm Alternatifidir

Olağanüstü Kongra Gel Genel Kurul Çizgisini Doğru Kavrayalım Atılımcı Bir Ruhla Pratiğe Geçirelim
Başkan Apo'nun talimatı ve perspektifleri temelinde kapsamlı bir hazırlık tartışmasının ardından II. Olağanüstü KONGRA GEL Genel Kurul Toplantısı 16-26 Mayıs tarihleri arasında 278 Delege ve 200'e yakın dinleyicinin katılımıyla, Avrupa ve Medya Savunma Alanı'nda paralel sürdürülen toplantılar biçiminde gerçekleştirildi. Kongremiz kapsamlı bir basın açıklamasıyla kamuoyuna yansıtıldı. Özü, mesajı iletildi. Ancak kadrolara yönelik daha kapsamlı ve ayrıntılı bir aktarımın yapılması için böyle bir genelgeyi yayınlama zorunluluğunu duymaktayız. Pratiğin sorunlarını çözecek kadro ve çalışanların gelişmelerden tam bir açıklıkla haberdar edilmesi demokratik örgütlenmenin bir gereğidir.
Bir Halkı Savunmak
Hiyerarşik toplumun ilk kurbanı ana kadının evcil düzeni oldu. Kadın belki de sistemde ezilen kesimlerin başında gelmektedir. Tarih öncesinde yaygın olarak yaşanan bu sürecin sosyal bilimlerde yer bulamaması da çok köklü erkek egemen toplumun yerleşik değerlerinden ileri gelmektedir. Kadının hiyerarşik topluma adım adım çekilmesi, tüm güçlü toplumsal özelliklerini yitirmesi toplumda gerçekleşen en temel karşıdevrimdir. Günümüzde yoksul emekçi bir ailede kadının durumu incelendiğinde bile, halen bu baskı ve aldatmacanın boyutlarını dehşetle karşılamamak mümkün değildir. En basit nedenlerle namus ve aşk cinayetlerinin erkeğin tekelinde olması, olup bitenin ufak bir göstergesidir. Bu süreci biyolojik farklara bağlamak en temel bir yanlışlık olacaktır. Toplumsal ilişkilerde biyolojinin rolü veya yasaları geçerli olamaz. Olsa olsa eril ve dişil özelliklerin karşılıklı ilişkileri değerlendirilebilir ki, bu da tüm türler için geçerli bir husustur. Ana kadın kültü esas olarak toplumsal nedenlerle tahakküm altına alınmıştır. Uygulanan baskı ve ideoloji tamamen bu nedenledir. Bunu cinsel güdü ile, psikolojiyle izah etmeye çalışmak vahim bir saptırmadır.
PKK Hareketi Eleştiri-Özeleştiri ve Yeniden Yapılanma -II-
Toplumlar bölümünde uzunca tanımladığımız için kısa kesmeye çalıştığımız iktidar tanımı, öz olarak o kadar çekici olmasını toplumsal değerler birikimine en çok sahip olma avantajını vermesine borçludur. İktidar olmak birikmiş zenginliklere, onları daha da artırmanın kurum ve kurallarına, gücüne ve yöntemlerine sahip olmayı ifade ediyor. Süslü laflarla onunla özgürlük, eşitlik, kalkınma getireceğim demek, bilerek veya bilmeyerek kendisini, çevresini ve dayandığı toplumu aldatmak ve oyalamak demektir. İktidarlarla ne devrim yapılır, ne değişim sağlanır. İktidarla değer gasp edilir, bölüşülür. Ayrıca iktidar değer üretmenin yeri değil tüketmenin yeridir. İster vergi biçiminde ister zorla, toplumdan alıp mensupları arasında dağıtır. Yatırım ve üretime geçmesi de, yani devlet ekonomisi de talanın, değer elde etmenin değişik bir yolu olmasından öteye fazla bir anlam taşımaz. Denilebilir ki, Lenin gibi bir emekçi sınıf politikacısı neden bu gerçeği göremedi? Kapsamlı izahlar gerekir. Ama çok kısaca belirtelim ki, bütün sosyalizmin yüz elli yıllık tarihi iktidara gelme paradigması üzerine kurulmuştu. Lenin'in yaptığı en kestirmeden bu paradigmayı uygulamaya geçirmek, onun yol ve yöntemlerini doğru kestirmekti. Her ne kadar "sosyalizme en gelişmiş demokrasiden gidilir" demişse de, kendi ve partisi en kısa proletarya diktatörlüğü yoluyla sosyalizme gitmeyi temel bir taktik hat olarak görmüşlerdi. Emperyalizm koşullarında parti iktidar olmadan ayakta durulamayacağını bir temel anlayış olarak bellemişlerdi. Fakat tarih bu görüşün doğru olmadığını aradan yetmiş yıl geçse de en sonunda göstermiştir.
Özgürlüğe Yürüyüş
Normalde günümüz dünden pek farklı geçmedi; yalnız daha önce amcamın oğlu Şevger'in bulunduğunu tahmin ettiğim bölüğe Ciger arkadaşla bir mektup gönderdim. Belki ulaşır umuduyla, yazmıştım mektubu. Uzun zamandır görüşememiştik. Mücadeleye katıldığı dönemler henüz yaşı çok gençti. Onu şimdiki haliyle çok merak ediyordum. Belki o da beni görünce çok sevinirdi. Çünkü henüz kendisi katılmadan önce Avrupa'ya gitmiştim. Belki benim savaş sahasına geleceğimi ve daha önce de faliyetlerde yer aldığımı hiç tahmin edemezdi. Hatta ülkesini terk eden bir kaçkın olarak da değerlindirmiş olabilir.
21. yüzyılın Mücadele Stratejisi Olarak Meşru Savunma Stratejisi -IV
Kaynağını doğanın insana verdiği kendini savunma karakterinden alan Meşru Savunma Stratejisi'nin çağın zoru aşan, zorun çözüm olmadığını ortaya koyan karakteri karşısında, zor konusundaki yaklaşımını netleştirmesi gerekmektedir.
|
|

| Kitaplar |
Gurbet'in Güncesi Mezopotamya Yayınları
rtf, doc
(word 6.0/95) |
Levhalar Kitabı
Hüseyin Kaytan/ Mezopotamya Yayınları
rtf, doc
(word 6.0/95) |
"Hayali Kürdistan'ın Dirilişi"
İsmail Beşikçi/ Mezopotamya Yayınları
rtf, doc
(word 6.0/95) |
Zağroslar'da Bir Ceylan
Mezopotamya Yayınları
rtf, doc
(word 6.0/95) |
Abdullah
ÖCALAN
PKK'ye dayatılan tasfiyecilik ve tasfiyeciliğin tasfiyesi
rtf, doc
(word 6.0/95) |
19. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun durumu, ulusal
sorun ve Kürdistan'daki gelişmeler
rtf,
doc (word 6.0/95)
|
PKK
4. ULUSAL KONFERANS KARARLARI
rtf,
doc (word 6.0/95)
|
Abdullah
ÖCALAN
BİR MUHATAP ARIYORUM
rtf,
doc (word 6.0/95)
|
Abdullah
ÖCALAN
PKK 5. Kongresi'ne sunulan POLİTİK RAPOR
rtf,
doc (word 6.0/95)
|
Abdullah
ÖCALAN
PKK'de Gelişme Sorunları ve Görevlerimiz
rtf,
doc (word 6.0/95)
|
|
Abdullah
Öcalan
Halk Savaşında Militan Kişilik
rtf,
doc (word 6.0/95)
|
|
| Serxwebûn e-mail |
|
Serxwebûn
: e-mail
|
|
|